Skip to content

Eylül 29, 2013

Alis Halı Yıkama Diyarında

 

Alis arabasında yaşıyor. Alis işsiz. Alis’in ailesiyle sorunları var. Alis yalnız. Karnaval Halı Yıkama Makinesini saymazsanız tabii. Can Kılcıoğlu’nun ilk filmi “Karnaval” Nisan ayında İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale için yarışmıştı. Nihayet gösterimde. Türkiye’nin sanat sinemasında sigara içip uzaklara bakan adamların dışında bir yolun da olduğunu hatırlatan bir film “Karnaval.” Kılcıoğlu’nun jeneriğinde teşekkür ettiği “görmediğimiz insanlar”dan bir tanesinin hafif güldüren, hafif hüzünlendiren hikayesi. Biraz Wes Anderson tadında, Amerikan bağımsız sinemasının romantik komedilerini anımsatan bir havası var. Ama çok buradan gözlemlerle dolu “Karnaval”; kadınlar gününde köşede oturan erkeğin tabağına doldurulan böreklerden, küçük insanların şaşalı düğünlerine pek çok sevimli detay mevcut. Üst perdede ise aileye, yaşadığı şehre sıkışmaya, hayatta ne yapacağına karar verme zorunluluğuna dair cümleler var.

Alis’in (ve Demet’in) yolculuğu sinemalarda başladı. Bugünlerde sıcak, samimi bir öykü dinlemek, güzel bir 90 dakika geçirmek istiyorsanız bir sinema salonunda katılabilirsiniz “Karnaval”a.

Eylül 29, 2013

BrBa Soundtrack

Walter White”ın ailesi asla normal bir hayata kavuşamayacak. Resimleri internette yer alacak, sahip oldukları mülkler şaibeli hale gelecek, hesapları kontrol edilecek. İsimlerini değiştirmelerine rağmen Heisenberg lakabı sonsuza dek peşlerinde koşacak. Walter, Albuquerque”ye çakılan bir Boeing 737″ymişçesine etrafındaki herkesin hayatını enkaz yerine çevirdi. Skyler”a mahkemelerin kafkaesque koridorlarını, Marie”ye Hank”in matemini, Jesse”ye ebediyen sürecek bir ıstırabı miras bıraktı.

Belki de Breaking Bad”in resmettiği en kuvvetli hikaye, Jesse”nin adeta bir tragedya kahramanına dönüşmesi. Kendi halinde bir junkie”yken milyonlarca dolar kazanması, tüm sevdiklerini kaybetmesi, işlediği cinayetlerin ağırlığıyla hastalanması, dertlerini anlatmak için sarılabileceği yegane insanın Heisenberg olması… Gilligan, Jesse”ye merhamet göstermedi. Tüm dünyevî zevkleri arkasında bırakıp Alaska”ya gitmesine, sonsuz karlara gömülüp geçmişi unutmasına bile müsaade etmedi. Hatta hürriyetini kaybettiğinde bir hapishane hücresine değil, köle mahzenine düştü.

Jesse”nin mahkum olduğu kapkaranlık kabus, geleceğe dair ümitlerin filizleneceği bir bahçe değil. Hayatta kalsa bile normal hayata dönemeyeceğini biliyoruz. Boynunda ağır bir zincirmişçesine taşıdığı hayaletler, başını doğrultmasını engelleyecek; Brock için cefakar bir baba, banliyödeki komşular için vefakar bir arkadaş olamayacak. Tutunabileceği hiçbir dal yok. Artık Jesse de Breaking Bad”in tüm lanetli karakterleri gibi yalnızca ölümünü bekliyor.

Birkaç saat sonra Walter White”ın muhteşem gururuna son kez şahit olacağız. İsminin unutulmasına tahammül edemediği için kulaklarımıza kendi ayetlerini fısıldayacak: Remember My Name. Walter White”ın alevler saçan gururu, kükreyen bir ejderhaymışçasına karanlıkları son kez aralayacak ve çöl manzarasına çizilmiş bu muhteşem fanteziye Det finnes som sagt sv?rt mange innsatsmuligheter i dette spillet, og ved a styre din egen odds styrer du samtidig den potensielle storrelsen pa gevinsten – og den kan bli stor!Ingen strategi i online roulette Vi kan gjore en ting klinkende klart for deg allerede na: det finnes ingen strategi som fungerer i roulette , og vi har allerede forklart deg hvorfor. geniş, simsiyah bir nokta koyacak.

Playlist: Finale öncesi ısınmak için birkaç parça

America, A Horse With No Name (3X02; Biber Gazı)

TV on the Radio, DLZ (2×10; Stay out of My Territory)

Danger Mouse & Daniele Luppi, Black (4×13; I Won)

Timber Timbre, Magic Arrow (3×02; Walt, Mike ve kuzenler aynı anda eve geliyor)

Rodrigo y Gabriela, Tamacun (1×01; Pinkman?)

Quartetto Cetra, Crapa Pelada (3×13; Gale bulaşıkları yıkıyor)

Los Zafiros, He Venido (3×06; RV”nin ölümü)

Knife Party, Bonfire (5×04; Chrysler 300 ve Dodge Challenger)

Tommy James & The Shondells, Crystal Meth Persuasion (5×08; All Hail the King!)

Apollo Sunshine, We Are Born When We Die (3×12; We are born when we die)

Eylül 28, 2013

Aşk Örgütlenmektir, Bir Düşünün Abiler

Önümüzdeki Şubat ayında Soçi’de düzenlenecek Kış Olimpiyatları, öncekilerden farklı olmaya aday. Bu sadece organizasyonun topyekün bir devlet soygunu halini alması ve şimdiden tarihin en pahalı oyunlarına dönüşmesiyle ilgili değil.

Rusya halkının günlük yaşamın her veçhesinde maruz bırakıldığı ve genişletilen yasalarla her gün yeniden kutsanan homofobi, uluslararası LGBT örgütlerini harekete geçmeye çağırıyor. Bir miktar histeri ihtiva eden boykot önerileri neyse ki kısa ömürlü oldu ve şimdilerde Soçi’yi Vladimir Putin’in sarsılmaz görünen kudreti için beklenmedik bir tehdit oluşturacak bir mücadele alanı olarak yeniden tanımlama fikrinde (ve bunun kaçırılamayacak bir fırsat olduğunda) birleşilmişe benziyor. John Carlos’a kulak kabartanların vicdanı, mesajlarını oturma odalarında bırakmalarına razı gelmiyor.1

Bu yönde en yaratıcı adımlardan birinin altında Die Tageszeitung’un imzası var. Oyunlarda Almanya adına yarışacak sporcular için sundukları alternatif Soçi kreasyonu, başlangıçta fazla iyimser bir çaba gibi durabilir. Soçi’de kaldıracağı alegorik yumrukla, tahammülsüzlüğe tahammül göstermenin -basitçe- çok ayıp bir şey olduğunu haykıracak sporcu bu çabalara düşündüğünüzden fazla ihtiyaç duyuyor. Tommie Smith ve John Carlos değilse, Ece Ayhan size ipucu veriyor.

taz-sotschi-1
taz-sotschi-2
taz-sotschi-3

  1. http://www.evrensel.net/news.php?id=64051 []

Eylül 23, 2013

120 Yıllık Gelenek

commandos_cannstat2

VfB Stuttgart sezon başlamadan önce yeni bir başkan seçti. Taraftarlarla arası bir türlü düzelmeyen Berlin doğumlu iş adamı Gerd Mäuser’in yerine, Stuttgart şehir merkezine 20 dakika mesafede olan Schnait’da doğmuş, kısa bir süre de olsa Stuttgart altyapısında futbol oynamış Bernd Wahler başkanlık görevine geldi. Bu seçimden bir sene önce de futbol takımının tüm sorumluluğu, yine altyapıdan yetişip A takımda adını efsanelere yazdıran, yeni sportif direktör Fredi Bobic’e teslim edilmişti.

Fakat taraftar bununla da yetinmedi. Yıllar önce kendilerine sorulmadan, sponsorların baskısıyla değiştirilen eski logolarını geri istiyorlardı. Sezon öncesi yapılan oylamada kulüp üyeleri1 2014/15 sezonundan itibaren eski logoya dönme kararı aldılar.

Stuttgart 2007’den sonra kaybetmeye başladğıı “yerel takım” kimliğini yavaş yavaş geri kazanmaya başladı. Son hamle de 10 yaşından 30 yaşına kadar Stuttgart’ta futbol oynamış, U17 takımını çalıştıran 40 yaşındaki Thomas Schneider’i A takım teknik direktörü yapmak oldu.

Taraftarın yüzü kötü sonuçlara rağmen gülüyordu ama Hoffenheim maçı öncesi kaptanları, 15 senelik futbolcuları Serdar Taşçı’nın Moskova’ya transfer haberiyle moraller bozuldu. Serdar bu maç öncesi tek tek tribünlere veda etti, duygusal anlar yaşandı. Ama Hoffenheim maçındaki 6-2’lik galibiyetin dışında, 17 yaşındaki Timo Werner’in mükemmel oyunu, 19 yaşındaki, Serdar’ın veliahtı, Rüdiger’in hatasız bir maç çıkarması ve üstüne bir de gol atması yüzleri güldürdü. Bu maçta dakikalar 79’u gösterdiğinde yeni teknik direktör Thomas Schneider, taraftarın eski sevgilisi Sami Khedira’nın 19 yaşındaki kardeşi Rani’yi oyuna alıyor, tribünler yıkılıyordu. Rani Khedira’nın oyuna girmesi gollerden daha fazla bir coşkuyla kutlanıyordu.

werner

Özel izinle hazırlanan geleneksel forma ve Werner’in gol sevinci

VfB Stuttgart geçtiğimiz Pazar günü de kulübün 120. kuruluş yılını kutladı. Yönetim Alman Futbol Federasyonundan aldığı izinle bu maça özel bir forma hazırlattı.2 Formalar geleneksel Stuttgart formalarına, 50 yıl öncesine uygun, reklamsız hazırlanmıştı. Takım da maça bu formalarla çıktı. Duygu yüklü tribünler de maç öncesi şovlarıyla yönetimin bu jestini karşılıksız bırakmadılar.3 Takımı son senelerde ilk defa bu kadar içten desteklediler. Bir sonraki kuşağın ilham kaynağı olacak, 17 yaşındaki Timo Werner’in Stuttgart için ilk golünü atması günü kusursuz hale getiriyordu. Maçın uzatma dakikalarında Ibisevic’in kaçırdığı penaltı Stuttgart’ı galibiyetten ediyor ama güzel havayı bozamıyordu.

  1. Kulüp üyelerinin çoğunluğu taraftarlardan oluşuyor. Çok düşük bir ücretle kulübe üye olunabiliyor. Ben de böylece eski logo lehine oy verme şansına eriştim. []
  2. Maalesef bu formalardan sadece 5000 tane satıldı ve tekrar satılmayacak. Alamadım. []
  3. Tribünden fotoğrafları buradan görebilirsiniz: http://www.cannstatter-kurve.de/index.php?galerie=1314/11%20VfB%20Stuttgart%20-%20Eintracht%20Frankfurt []

Eylül 19, 2013

Ötzi

oetzi_die_bergung

Tam 22 yıl önceydi. İtalya-Avusturya sınırındaki Ötzal Alpleri’nde dolaşan bir grup dağcı, bir ceset buluyordu. Birinci Dünya Savaşı’nda öldüğü tahmin edilerek Innsbruck’a götürülen beden incelenmeye başlanıyor, ortaya çıkan bulgular tüm dünyayı sarsıyordu.

5300 yaşındaki Ötzi, tesadüfen derin uykusundan uyandırılmıştı. 1.58 metre boyunda, 15 kilo ağırlığındaki buzadam, müthiş korunmuştu. Ondan kalanlar milim milim inceleniyor, insanlık tarihinin yeni kilometre taşlarına kavuşuyordu.

45 yaşlarında öldüğü sanılan buzadamın ayak ve bacaklarında tespit edilen dövme benzeri is lekeleri, estetik bir kaygıdan çok, tıbbî bir müdahalenin ürünüydü. Tabii bunlar nasıl yapılmıştı, hâlâ tartışılıyor. Fakat Ötzi’nin 57 dövmesinin bulunduğu noktaların bugünkü akupunktur tedavisi açısından önem arzeden yerlerde olması, dövmelerin ilkçağlarda akupunktur için kullanıldığı tezini oldukça güçlendiriyor.

Ötzi’nin keşfi ve üzerindeki araştırmalarla ilgili yedi kişinin 14 yıl içinde ölmesi, mumyanın laneti olarak yorumlanmıştı. Onu inceleyen adli tıp ekibinin şefi onun hakkında vereceği bir konferansa giderken araba kazasında hayatını kaybederken, ikinci kurban çığ altında kalmıştı. 5300 yaşındaki ihtiyar delikanlının filmini yapan gazeteci gizemli bir hastalığa yenik düşerken, Ötzi’yi bulan Helmut Simon, buzadamın bulunduğu yere 200 metre mesafede uçuruma yuvarlanmıştı. Buzadamın vücudunu bakterilere ve mantarlara karşı korumak için yöntem geliştiren bilim insanı kalp ameliyatında masada kalırken, her fırsatta ne laneti diyen bir numaralı Ötzi uzmanı da ALS hastalığına yenik düşmüştü. Son olarak da onun hakkında kitap yazan bir Avustralyalı da muradına eremeden son nefesini vermişti.

Verilecek ödül nedeniyle ilk kimin tarafından bulunduğu bile tartışmalı olan buzadam bugün İtalya’nın kuzeyindeki Bolzano’da sergilenedursun, onun hakkında yapılan araştırmalar geçmişe ışık tutuyor. Tutankamon kadar olmasın, Ötzi’nin laneti de daha çok konuşulacağa benziyor.